« Önceki | Sonraki »

11/4/2007

ACILARINIZI KUMA VE İYİLİKLERİ TAŞA

ACILARINIZI KUMA VE İYİLİKLERİ TAŞA
Bir hikâye, iki arkadaşın çölde yürüdüğünü anlatır. Yolculuğun bir noktasında bir münakasa olur ve biri diğerine tokat atar.

Tokadı yiyenin cani acır ama bir şey söylemeden kuma söyle yazar:

"BUGÜN EN İYİ ARKADASIM BENİ TOKATLADI".

Bir vahaya gelene kadar yürümeye devam ederler ve suya girmeye karar
verirler. Tokadı yiyen bataklığa saplanır ve boğulmaya başlar ama arkadaşı
kurtarır. Yari boğulmadan kurtulduktan sonra bir tasa söyle yazar:

"BUGÜN EN İYİ ARKADAŞIM HAYATIMI KURTARDI".

Tokadı atan ve hayat kurtaran sorar : "Canını acıttığımda kuma yazdın
neden şimdi tasa?"

Diğeri cevaplar : "Birisi canımızı yaktığında kuma yazmalıyız ki
Bağışlama rüzgarı silebilsin ama biri bizim için iyi bir şey yaparsa taşa kazımalıyız ki hiç bir rüzgar silemesin.

"ACILARINIZI KUMA VE İYİLİKLERİ TAŞA YAZMAYI ÖĞRENİN".

11/4/2007

ALTININ VAR MI?

ALTININ VAR MI?
Bir gün Abdülkâdir Geylânî'ye; "Bu işe başladığınızda,bu yola adım attığınızda, temeli ne üzerine attınız? Hangi ameli esas aldınız da böyle yüksek dereceye
ulaştınız?" diye sordular. Buyurdu ki:

"Temeli sıdk ve doğruluk üzerine attım. Aslâ yalansöylemedim. Yalanı kâğıda bile yazmadım ve hiç yalan düşünmedim. İçim ile dışımı bir yaptım. Bunun için
işlerim hep rast gitti. Çocuk iken maksadım, niyetim,ilim öğrenmek, onunla amel etmek, öğrendiklerime göreyaşamaktı. Küçüklüğümde Arefe günü çift sürmek için
tarlaya gittim bir öküzün kuyruğundan tutunup,arkasından gidiyordum. Hayvan dile geldi ve dönüp bana; "Sen bunun için yaratılmadın ve bununla
emrolunmadın." dedi. Korktum, geri döndüm. Evimizin damına çıktım. Gözüme, hacılar gözüktü. Arafat'ta vakfeye durmuşlardı. Anneme gidip; "Beni Allahü
teâlânın yolunda bulundur. İzin ver, Bağdad'a gidip ilim öğreneyim. Sâlih zâtları ve evliyâyı bulup ziyâret edeyim." dedim. Annem sebebini sordu,
gördüklerimi anlattım. Ağladı, kalkıp babamdan mîrâs kalan seksen altının yarısını kardeşime ayırdı.Kalanını bana verip, altınları elbisemin koltuğunun
altına dikti. Gitmeme izin verip, her ne olursa olsun doğruluk üzere olmamı söyleyip, benden söz aldı.

"Haydi Allah selâmet versin oğlum."

Allahü teâlâ için ayrıldım. "Artık kıyâmete kadar bir daha yüzünü göremem." dedi. Küçük bir kâfile ile Bağdad'a gitmek üzere yola çıktım. Hemedan'ı geçince,
altmış atlı eşkıyâ çıkageldi. Kâfilemizi bastılar.Kervanı soydular. İçlerinden biri benim yanıma geldi."Ey derviş! Senin de bir şeyin var mı?" diye sordu.
"Kırk altınım var." dedim. "Nerededir?" dedi."Koltuğumun altında dikili." dedim. Alay ediyorum zannetti. Beni bırakıp gitti. Bir başkası geldi, o da
sordu. Fakat, o da bırakıp gitti. İkisi birdenreislerine gidip, bu durumu söylediler.

Reisleri beni çağırttı. Bir yerde, kâfileden aldıkları malları taksim ediyorlardı. Yanına gittim. "Altının var mı?" dedi. "Kırk altınım var." dedim. Elbisemin koltuk altını sökmelerini söyledi. Söküp, altınları çıkardılar. "Neden bunu söyledin?" dediler. "Annem, ne olursa olsun yalan söylemememi tembih etti.Doğruluktan ayrılmayacağıma söz verdim. Verdiğim sözde
durmam lazım." dedim.

Eşkıyâ reisi, ağlamaya başladı ve; "Bu kadar senedir ben, beni yaratıp, yetiştiren Rabbime verdiğim sözü bozuyorum." dedi. Bu pişmanlığından sonra tövbe edip,haydutluğu bıraktığını söyledi. Yanındakiler de,"İnsanları soymakta, yol kesmede sen bizim reisimizidin, şimdi tövbe etmekte de reisimiz ol" dediler.
Sonra, hepsi tövbe ettiler. Kâfileden aldıklarımalları sâhiplerine geri verdiler. İlk defâ benimvesîlemle tövbe edenler, bu altmış kişidir.

11/4/2007

YAŞLI TEYZE

YAŞLI TEYZE
Acelesi olduğunu onu görür görmez anlamıştım. Sağanak halinde yağan yağmura aldırış etmiyor, ezilmiş haline rağmen sağa sola koşuyordu. Yanına sokularak:

-"Hayrola teyzeciğim" dedim.

-"Bir derdinizmi var?.." Sıcak bir tebessümle;

-"Buraların yabancısıyım evladım. Hastane tarafına gidecek bir araba arıyorum" dedi.

-"Biraz beklersen aynı dolmuşa binebiliriz" dedim.
-"Oraya geldiğimizde size haber veririm"..

Tesekkür ederek yanıma yaklastı ve küçük bir çocuk gibi şemsiyenin altına girdi. Nurlu yüzü yağmur damlacıklarıyla ıslanmış ve yanakları pembe pembe olmuştu.

-"Torunlarımdan biri menenjit geçirdi" diye devam etti. "Ziyaret saati bitmeden uğramak istemiştim".

-"20 dakikanız var" dedim.

- "Hastane yakın ama bu havada araba pek bulunmuyor.." Durağa herkesden önce geldiğmiz icin dolmuş rahatça inecegimizi saniyordum. Ancak araba yanaştığında arkamızda duran 4-5 kişinin bir anda hücum ettiğini gördüm. İçeriye doluşan ve arkadaş olduklari her hallerinden belli olan
adamlara;
-"Önce biz gelmistik. Sırayı bozmaya hakkınız var mı?" dedim.
Ön koltuktan oturanı;
-"Hak istiyorsan, Hakkari'ye gideceksin arkadaşım"
dedi.
-"Hem oradaki haklardan K.D.V de alinmiyormus".... Bu laf üzerinide attiklari kahkahadan bindikleri araba sallanmış sinirlerim allak bullak olmuştu. Sakinleşmeye calışarak:

-"Ben biraz daha bekleye bilirim" dedim. "Ama şu ihtiyar teyzenin hastaneye yetişmesi gerekiyor".. Bu defa şöför lafa karşarak;

-"Teyzenin arabaya falan ihtiyacı yok be kardeşim" dedi. "Okuyup üfledimi hastaneye uçuverir..". Tekrar kopan kahkahalarla birlikte araba uzaklaşıp gitti. Yaşlı teyzeye baktım tevekkülle susuyordu. 5-10 dakika
sonra gelen bir başka dolmuşa onunla beraber bindim ve söföre teyzeyi hastanede indirmesini söyledim. Yaşlı kadın, yapacagı ziyaretten ümitsiz görünmesine ragmen şikayet etmiyordu. Üstelik trafik de yarı yolda
tıkanıp kalmıstı.
Şöför:

-"Yolun bu durumu hayra alamet degil. Sebebini anlasam iyi olacak"..
Arabayı calışır vaziyette bırakıp ileri doğru yürüdü ve biraz sonra döndügünde;

"Kısmete bak yahu" dedi. "Bizden önce kalkan dolmuşa kamyon carpmış"..

Heyecanla:
-"Birşey olmuş mu?.. Yani yaralı falan var mı?" diye
sordum.
-"Dolmuşta bulunanları, teyzenin gidecegi hastaneye kaldirmislar".. Göz ucuyla yaslı kadına baktım. Solgun dudaklarıyla birşeyler mırıldaniyor ve sanki onlar icin dua ediyordu..
Şöför koltuğa Yavasça otururken:
-"Kısmet işte" diye tekrarlayıp duruyordu. "Sen kalk koca bir kamyonla
carpiş. Hem de Türkiyenin öbür ucundan HAKKARİ plakalı bir kamyonla...".

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı
Add to Technorati Favorites