« Önceki |

7/7/2008

İşte Hasan Doğan'ın son nefesini verdiği anlar

İşte Hasan Doğan'ın son görüntüsü

 Yaşar ANTER- Turan GÜLTEKİN- Sezer ŞAHİNDAŞ/BODRUM (Muğla), (DHA)

Hamam çıkışında çay içti,‘Göğsüm arıyor’ diye ayağa kalktı, yere yığıldı

TATİL için gittiği Bodrum'da kalp krizi sonucu yaşamını yitiren Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan'ın ölüm anını DHA objektifi görüntüledi. Fatih Terim ve Milli Takım futbolcularına akşam vereceği yemekten önce kaldığı Rixos Otel'deki Türk hamamında yorgunluk atan Hasan Doğan, çıkışta bir bardak çay içtikten sonra “Göğsüm ağrıyor” diye ayağa kalkıp yürürken yere yığıldı. Aralarında otel müşterisi Belçikalı kalp cerrahı Ivan Clause'un da bulunduğu doktorlar hemen müdahale etti, ancak Doğan'ı yaşama döndürmek mümkün olmadı.
Muğla'nın Bodrum İlçesi'ne tatile gelen Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Hasan Doğan, eşi Aysel Doğan ve Atasay Kuyumculuk’un sahibi Cihan Kamer ile birlikte 4 Temmuz cuma günü saat 22.00’de Rixos Otel'e giriş yaptı.
Otelde o gece dinlenen ve cumartesi günü saat 11.00’de eşiyle birlikte otelden ayrılan Hasan Doğan, Fatih Terim ile birlikte Torba’daki Alkoçlar Butik Otel’de yemek yedi. Aysel- Hasan Doğan çifti saat 18.00’de kaldığı Rixos Otel'e döndü.

HAMAM ÇIKIŞI FENALAŞTI

Eşi Aysel Doğan, beş yıldızlı 1200 yataklı otelin bahçesinde kahve içerken, yorgun görüldüğü belirtilen Hasan Doğan masaj yaptırmak amacıyla Türk hamamına girdi.
Bodrum kattaki Türk hamamında yarım saat kadar kalan Hasan Doğan, 18.43’te Türk hamamından çıktı ve dinlenme bölümünde Cihan Kamer'le çay içti.
Bir bardak çayını içen Hasan Doğan, saat 18.47’de “Göğsüm ağrıyor” diyerek ayağa kalktı ve Cihan Kamer ile birlikte yürürken yere yığılıp kaldı.

İLK MÜDAHALE BELÇİKALI CERRAHTAN

Cihan Kamer ve olayı görenler “Doktor yok mu?” diye telaşla bağırırken, otelde iki hafta tatil yapan ve çıkış işlemlerini yaptırmakta olan Belçikalı kalp cerrahı Ivan Clause hemen koşarak aşağıya indi ve Hasan Doğan'ın yanına gitti. Doğan'a ilk müdahale Ivan Clause tarafından saat 18.48’de yapıldı.
Otelde 24 saat görev yapan Dr. Cem Yazıcı da iki hemşire ve bir sağlık memuruyla birlikte saat 18.49’da Hasan Doğan’a müdahale etti. Doğan'a oksijen verildi ve göğsüne şok uygulandı. Ancak Doğan, tıbbi müdahalelere cevap vermedi.
Hasan Doğan’a ilk müdahaleyi yapan Belçikalı kalp cerrahı Clause, İngilizce olarak “Geri dönmek istemiyor” dedi. Hasan Doğan, kalp krizi geçirdikten 11 dakika sonra gelen ambulansla Özel Bodrum Hastanesi’ne kaldırıldı.

AMBULANS UÇAK VE HELİKOPTER GELDİ

Hasan Doğan'ın başka bir ile nakledilebileceği olasılığına karşı, Marmaris'ten kısa sürede ambulans helikopter getirildi. Antalya'dan getirtilen ambulans uçak da Milas- Bodrum Havalimanı’nda hazır bekletildi.
Rixos Otel Genel Müdürü Vedat Dalkıran yaptığı açıklamada Hasan Doğan’ı kaybetmenin büyük üzüntüsünü yaşadıklarını belirterek, “Hala olayın şokunu atlatabilmiş değiliz. Olayın hemen ardından Hasan Doğan’a dört dörtlük tıbbi müdahale yapıldı. Ambulans helikopter ve ambulans uçağı hazır beklettik. Ancak ne yazık ki yaşatamadık. Futbol camiasına başsağlığı diliyoruz” dedi.

AKŞAM FUTBOLCULARA YEMEK VERECEKTİ

Bu arada, Hasan Doğan’ın, dün gece, Fatih Terim ve milli takım futbolcularına vereceği yemek için, Rixos Otel’in açığındaki Zeytin Adası'nı, kırmızı-beyaz renkli bayraklar ve tüllerle süslettiği ortaya çıktı.
Ancak Hasan Doğan, vereceği yemekten birkaç saat önce kalp krizinden yaşamını yitirdi.

Başbakan Erdoğan, Hasan Doğan'ın evine gitti

 

Kaynak

9/6/2008

Komşudaki Deprem Bizi Etkiler Mi?

Prof. Dr. Ahmet Ercan, Mora -Girit - Rodos -Fethiye yayındaki depremleri değerlendirdi.

Türkiye Jeofizik Kurumu Derneği Onursal Başkanı Prof. Dr. Ahmet Ercan, Mora-Girit-Rodos-Fethiye yayındaki depremlerin, Marmara ve Kuzey Anadolu kırığıyla ilgisi bulunmadığını bildirdi.

Ahmet Ercan, yaptığı yazılı açıklamada, Yunanistan'ın Mora Yarımadası'nın kuzeybatısında 6,5 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini hatırlatarak, şunları kaydetti:

''Depremin derinliği 10 kilometre, deprem bölgede en büyük yerleşim yeri olan Patras'a 35 kilometre uzaklıktadır. Depremde boşalan güre (enerji) yaklaşık bir atom bombası gücündedir. Deprem süresi 14 saniyedir. Artçı depremlerin 7 ay sürmesi beklenir. Depremin dış odakta yıkım gücü 7 ile 8'dir. Dış odak dolayında beklenen yıkım ya da ağır yaralı yapı sayısı 2 bin 500 dolayındadır. Odaktan sıvılaşma uzaklığı 15 kilometredir. Önceden de 14 Şubat 2008'de Mora Yarımadası'nın batı kolu önünde 18 saniye süren, 6,4 ile ardından 6,5 büyüklüğünde, 20 ile 30 kilometre derinde iki deprem olmuştu.

Aralık 2006'da Mora Yarımadası'nın doğusunda yine 6,7 büyüklüğünde bir deprem daha olmuştu. 8 Haziran 2008 depremi, Girit-Rodos-Fethiye yayı, dalma batma kuşağı kuzey kıyısında olmuştur. Bu dalma-batma yayının batı ucu, Mora-Adriyatik, doğu ucu ise Rodos-Fethiye'dedir. Fethiye-Çameli-Burdur kolu ise bu kuşağın karada süreği olan depremce etkin bir kırık kuşağıdır. Son 2 yıldır, bu kuşağın özellikle doğu ucu (Türkiye) ile batı uçları(Yunanistan) küçüklü büyüklü depremcikler, depremlerle kükremektedir.''

Yunanistan basınına şubat ayında açıklama yaptığını ve ''Mora'da başka büyük depremlerin beklenebileceğini'' söylediğini belirten Ercan, şöyle devam etti:

''Son 500 yıl içinde bu kuşak üzerine, büyüklüğü 6,5 ile 7,5 arasında olan 15 tane yıkıcı, öldürücü deprem olmuştur. Bunlardan en büyüğü 27 Ağustos 1886'da olan 7,5 büyüklüğündeki deprem olup, son 500 yıl içinde öldürdüğü insan sayısı 4 bini geçmiştir. Bu yaydaki gerginliğin nedeni, 10 milyon yıldır, güneyden doğru dalarak gelen Afrika kıtasının yılda 3 santim çabuklukla Ege, Anadolu altına dalarken, kuşağı germesidir.

Türkiye'yi ilgilendiren doğu ucunda ise en etkin olan yerler 12 Adalar ile Çameli'dir. 2 yıldır oldukça devingen olan Anadolu kolunda, depreme en duyarlı yer Fethiye-Rodos arası olup, er ya da geç beklenen deprem 6,3 ile 7,3 arasında olabilir.''

Açıklamasında, Mora-Girit-Rodos-Fethiye kuşağında geçmişte yaşanan depremlerin dökümüne de yer veren Ercan, ''Mora-Girit-Rodos-Fethiye yayı depremlerinin, Marmara ve Kuzey Anadolu kırığıyla ilgisi yoktur'' dedi.

9/6/2008

Sevgilisi Beyaz'ı Aldatmış!

Beyaz'ı da aldatmışlar!

 

ŞOVMEN Beyazıt Öztürk, Bursa’da katıldığı bir imza gününde, hayranlarının sorularını yanıtladı. Sevgilisi olmadığını söyleyen Beyaz, bir seyircinin ‘Hiç aldatıldınız mı?’ şeklindeki sorusuna, “Evet, maalesef aldatıldım. 4 yıllık bir birlikteliğim vardı. 4 yılın sonunda sevgilim beni aldattı” dedi.

Fanta’nın organizasyonu ile Bursa’ya gelen Şovmen Beyaz, Korupark Alışveriş Merkezi’nde düzenlenen imza gününde, sevenlerinin sorularını yanıtladı. Sorular karşısında zaman zaman zor anlar yaşayan Beyaz, sevenlerinin ‘evlen, evlen’ sloganları atması üzerine, “Evlensem hepiniz rahatlayacaksınız. Zaten evlenmemi istediğinizi söylemek için beni görmeye geliyorsunuz” diye konuştu.

Beyaz, ‘Sevgilin var mı?’, ‘Hiç aldatıldınız mı?’ şeklindeki sorulara, “Sevgilim yok. Aldatılma konusuna gelince, evet, maalesef aldatıldım. 4 yıllık bir birlikteliğim vardı. 4 yılın sonunda sevgilim beni aldattı” diye yanıt verdi.

‘UNAKITAN’I BURSA’DAN MİLLETVEKİLİ YAPIN, SERGEN’İ ALSIN’

Bir hayranın, “Bursalı işadamları, Bursaspor’a sahip çıkmıyor. Bursaspor’a futbolcu alınmıyor. Takıma sahip çıkılmasını istiyoruz. Senden de takıma bir futbolcu almanı istiyoruz” şeklindeki isteğine, Şovmen Beyaz, “Buradan Bursalı işadamlarına sesleniyorum. Kemal Unakıtan’ı milletvekili yapın. Size Sergen’i alsın” dedi.

Türkiye’nin Avrupa Şampiyonası’nda Portekiz ile oynadığı maçı değerlendiren Beyaz, “İnanıyorum ki, biz gruptan çıkarız. Ancak dün akşam oynanan futboldan, herkesin ümidi kırıldı. Oynanan maçta milli takımın oynadığı oyun da Tuncay da delirtti” dedi.

Şovmen Beyaz, daha sonra hayranlarına imza dağıttı. İmza sırasında bir kadının elbise askısı koptu, Beyaz ise durumu görmezden geldi, imza dağıtmaya devam etti. Beyaz, özellikle engelli hayranlarına büyük ilgi gösterdi.

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı
Add to Technorati Favorites