« Önceki |

1/7/2007

Lise 100 Temel Eser

Lise Yüz Temel Eser

 

TÜRK EDEBİYATI

 

1. M. Kemal Atatürk - Nutuk
 
  2. Kutadgu Bilig'den Seçmeler
 
  3. Dede Korkut Hikayeleri
 
  4. Yunus Emre Divanı'ndan Seçmeler
 
  5. Mevlana-Mesnevi'den Seçmeler
 
  6. Nasreddin Hoca Fıkralarından Seçmeler
 
  7. Divan Şiirinden Seçmeler
 
  8. Halk Şiirinden Seçmeler
 
  9. Evliya Çelebi - Seyahatnamesi'nden Seçmeler
 
  10. Kerem ile Aslı
 
  11. Samipaşazade Sezai - Sergüzeşt
 
  12. Halit Ziya Uşaklıgil - Mai ve Siyah
 
  13. Hüseyin Rahmi Gürpınar - Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç
 
  14. Ahmet Rasim - Şehir Mektupları
 
  15. Ahmet Hikmet Müftüoğlu - Çağlayanlar
 
  16. Ömer Seyfettin - Hikayelerden Seçmeler
 
  17. Mehmet Akif Ersoy - Safahat
 
  18. Ahmet Haşim - Bize Göre
 
  19. Yahya Kemal Beyatlı - Eğil Dağlar
 
  20. Yahya Kemal Beyatlı - Kendi Gök Kubbemiz
 
  21. Abdulhak Şinasi Hisar - Boğaziçi Mektupları
 
  22. Ruşen Eşref Ünaydın - Diyorlar ki
 
  23. Yakup Kadri Karaosmanoğlu - Kiralık Konak
 
  24. Yakup Kadri Karaosmanoğlu - Yaban
 
  25. Refik Halit Karay - Memleket Hikayeleri
 
  26. Refik Halit Karay - Gurbet Hikayeleri
 
  27. Halide Edib Adıvar - Sinekli Bakkal
 
  28. Halide Edib Adıvar - Mor Salkımlı Ev
 
  29. Reşat Nuri Güntekin - Anadolu Notları
 
  30. Reşat Nuri Güntekin - Çalıkuşu
 
  31. Falih Rıfkı Atay - Çankaya
 
  32. Falih Rıfkı Atay - Zeytindağı
 
  33. Faruk Nafız Çamlıbel - Han Duvarı
 
  34. Nazım Hikmet - Memleketimden İnsan Manzaraları
 
  35. Şevket Süreyya Aydemir - Suyu Arayan Adam
 
  36. Memduh Şevket Esendal - Ayaşlı ile Kiracıları
 
  37. Peyami Safa - Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
 
  38. Peyami Safa - Fatih - Harbiye
 
  39. Nihad Sami Banarlı - Türkçe'nin Sırları
 
  40. Ahmet Hamdi Tanpınar - Beş Şehir
 
  41. Ahmet Hamdi Tanpınar - Sahnenin Dışındakiler
 
  42. Samiha Ayverdi - İbrahim Efendi Konağı
 
  43. Necip Fazıl Kısakürek - Çile
 
  44. Sabahattin Ali - Kuyucaklı Yusuf
 
  45. Ahmet Kutsi Tecer - Şiirler
 
  46. Ahmet Muhip Dıranas - Şiirler
 
  47. Aşık Veysel - Dostlar Beni Hatırlasın
 
  48. Orhan Veli - Bütün Şiirleri
 
  49. Cahit Sıtkı Tarancı -Otuzbeş Yaş (Bütün Şirleri)
 
  50. Kemal Tahir - Esir Şehrin İnsanları
 
  51. Orhan Kemal - Eskicinin Oğulları
 
  52. Sait Faik Abasıyanık - Kayıp Aranıyor
 
  53. Sait Faik Abasıyanık - Hikayelerinden Seçmeler
 
  54. Halikarnas Balıkçısı - Aganta Burina Burinata
 
  55. Kemal Bilbaşar - Cemo
 
  56. Samim Kocagöz - Kalpaklılar
 
  57. Tarık Buğra - Küçük Ağa
 
  58. Necati Cumalı - Tütün Zamanı
 
  59. Rıfat Ilgaz - Karartma Geceleri
 
  60. Orhan Hançerlioğlu - 7. Gün
 
  61. Fakir Baykurt - Kaplumbağalar
 
  62. Faik Baysal - Drina'da Son Gün
 
  63. Abbas Sayar - Yılkı Atı
 
  64. Haldun Taner - Hikayelerinden Seçmeler
 
  65. Oğuz Atay - Bir Bilim Adamının Romanı
 
  66. Aziz Nesin - Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz
 
  67. Sabahattin Kudret Aksal - Gazoz Ağacı
 
  68. Yusuf Atılgan - Anayurt Oteli
 
  69. Cemil Meriç - -Bu Ülke
 
  70. Ord. Prof. Dr. Ali Fuat Başgil - Gençlerle Başbaşa
 
  71. Naki Tezel - Türk Masalları
 
  72. Salah Birsel - Boğaziçi Şıngır Mıngır
 
  73. Bahattin Özkişi - Sokakta
 
 
  DÜNYA EDEBİYATI
 
 
  74. Beydeba - Kelile ve Dimne
 
  75. Eflatun - Devlet
 
  76. Platon - Sokrates'ın Savunması
 
  77. Sadi - Gülistan
 
  78. Cervantes - Don Kişot
 
  79. Balzac - Vadideki Zambak
 
  80. Viktor Hugo - Sefiller
 
  81. Goethe - Faust
 
  82. Daniel Daefo - Robinson Crusoe
 
  83. Dostoyevski - Suç ve Ceza
 
  84. Gogol - Ölü Canlar
 
  85. Turgenyev - Babalar ve Oğullar
 
  86. Tolstoy - Savaş ve Barış
 
  87. Gustav Flaubert - Madam Bovary
 
  88. Charles Dickens - İki Şehrin Hikayesi
 
  89. Knut Hamsun - Açlık
 
  90. Jack London - Beyaz Diş
 
  91. Rabindranath Tagore - Gora
 
  92. Ernest Hemingway - Çanlar Kimin İçin Çalıyor
 
  93. William Faulkner - Ses ve Öfke
 
  94. İvo Andriç - Drina Köprüsü
 
  95. Panait İstrati - Akdeniz
 
  96. John Steinbeck - Fareler ve İnsanlar
 
  97. M Selimoviç - Derviş ve Ölüm
 
  98. Cengiz Dağcı - Onlar da İnsandı
 
  99. Cengiz Aytmatov - Beyaz Gemi
 
 100. Cengiz Aytmatov - Gün Olur Asra Bedel (Gün Uzar Yüzyıl Olur)                                                              

1/7/2007

İlk Öğretim 100 Temel Eser

İlköğretimde Yüz Temel Eser

 

1. Dede Korkut Hikayeleri (İlköğretim İçin Uyarlama)

2. Mevlana’nın Mesnevisinden Seçme Hikayeler

(İlköğretim Çocukları İçin Seçme Hikayeler)

3. Karagöz ile Hacivat (İlköğretim İçin Seçme Hikayeler)

4. Vatan Yahut Silistre (Namık Kemal)

5. Ömer’in Çocukluğu (Muallim Naci)

6. Gulyabani (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

7. Şermin (Tevfik Fikret)

8. Altın Işık (Ziya Gökalp)

9. Yalnız Efe (Ömer Seyrettin)

10. Çocuk Şiirleri (İbrahim Alaaddin Gövsa)

11. Hep O Şarkı (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

12. Peri Kızı ile Çoban Hikayesi (Orhan Seyfi Orhon)

13. Uluç Reis(Halikarnas Balıkçısı-Cevat Şakir Kabaağaçlı)

14. Damla Damla (Ruşen Eşref Ünaydın)

15. Bağrıyanık Ömer (Mahmut Yesari)

16. Domaniç Dağlarının Yolcusu (Şukufe Nihai)

17. Evvel Zaman İçinde (Eflatun Cem Güney)

18. Cumhuriyet Öncesi Yazarlardan Çocuklara Hikayeler

(Mehmet Seyda)

19. Gururlu Peri (Mehmet Seyda)

20. Akın (Faruk Nafiz Çamlıbel)

21. Havaya Uçan At (Peyami Safa)

22. Benim Küçük Dostlarım (Halide Nusret Zorlutuna)

23. Sevdalı Bulut (Nazım Hikmet)

24. Kuklacı (Kemalettin Tuğcu)

25. Yer Altında Bir Şehir (Kemalettin Tuğcu)

26. Arif Nihat Asya’dan Seçme Şiirler (Arif Nihat Asya)

27. Sait Faik Abasıyanık’tan Seçme Hikayeler

28. Koçyiğit Köroğlu (Ahmet Kutsi Tecer)

29. Az Gittik Uz Gittik (Pertev Naili Boratav)

30. Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi (Cemal Süreya)

31. Çocuklara Şiirler (Vehbi Cem Aşkun)

32. 87 Oğuz (Rakım Çalapala)

33. Yonca Kız (Kemal Bilbaşar)

34. Bitmeyen Gece (Mithat Enç)

35. Halime Kaptan (Rıfat Ilgaz)

36. Gümüş Kanat (Cahit Uçuk)

37. Vatan Toprağı (Mükerrem Kamil Su)

38. Barbaros Hayrettin Geliyor (Feridun Fazıl Tülbentçi)

39. Eşref Saati (Şevket Rado)

40. Nasreddin Hoca Hikayeleri (Orhan Veli)

41. İnci’nin Maceraları (Orhan Kemal)

42. Allı ile Fırfırı (Oğuz Tansel)

43. Tiryaki Sözleri (Cenap Şahabettin)

44. Keloğlan Masalları (Tahir Alangu)

45. Billur Köşk Masalları (Tahir Alangu)

46. Osmancık (Tarık Buğra)

47. Balım Kız Dalım Oğul (Ceyhun Atuf Kansu)

48. Falaka (Ahmet Rasim)

49. Bir Gemi Yelken Açtı (Ali Mümtaz Arolat)

50. Üç Minik Serçem (Necati Cumalı)

51. Memleket Şiirleri Antolojisi (Osman Atilla)

52. Ülkemin Efsaneleri (İbrahim Zeki Burdurlu)

53. Anılarda Öyküler (İbrahim Zeki Burdurlu)

54. Aldı Sözü Anadolu (Mehmet Önder)

55. Göl Çocukları (İbrahim Örs)

56. Miskinler Tekkesi (Reşat Nuri Güntekin)

57. Tanrı Misafiri (Reşat Nuri Güntekin)

58. Ötleğen Kuşu (Halil Karagöz)

59. Arılar Ordusu (Bekir Yıldız)

60. Yankılı Kayalar (Yılmaz Boyunağa)

61. Yürekdede ile Padişah (Cahit Zarifoğlu)

62. Serçe Kuş (Cahit Zarifoğlu)

63. Bir Küçük Osmancık Vardı (Hasan Nail Canat)

-HAZIRLATILACAK ESERLER-

64. Tekerlemeler

65. Türkçede Deyimler

66. Türk Atasözlerinden Seçmeler

67. Türk Bilmecelerinden Seçmeler

68. Türk Ninnilerinden Seçmeler

69. Türkülerden Seçmeler

70. Türk Manilerinden Seçmeler

-DÜNYA EDEBİYATI-

71. Küçük Prens (A. de Exupery)

72. Şeker PortakaIı (Jose Mauro de Vasconcelos)

73. 0liver Twist (Charles Dickens)

74. Alice Harikalar Ülkesinde (Lewis Carrol)

75. Gülliver’in Gezileri (Swift)

76. Define Adası (Robert Louis Stevenson)

77. Robin Hood (Howard Pyle)

78. Tom Sawyer (Mark Twain)

79. Ezop Masalları

80. Andersen Masalları I-II

81. Üç Silahşörler (Alexander Dumas)

82. La Fontaine’den Seçmeler (La Fontaine)

83. Pinokyo (Carlo Collodi)

84. 80 Günde Devr-i Alem (Jules Verne)

85. İnci (John Steinbeck)

86. Beyaz Yele (Rene Guillot)

87. Peter Pan (James Matthew Barrie)

88. Uçan Sınıf (Erich Kastner)

89. Yağmur Yağdıran Kedi (Marcel Ayme)

90. Ölümsüz Aile (Natalie Babbitt)

91. Yaşlı Adam ve Deniz (Ernest Hemingway)

92. Mutlu Prens (Oscar Wilde)

93. Şamatalı Köy (Astrid Lindgren)

94. Momo (Michael Ende)

95. Heidi (Johanna Styri)

96. İnsan Ne ile Yaşar (Leo Tolstoy)

97. Sol Ayağım (Christy Brown)

98. Hikayeler (Anton Çehov)

99. Değirmenimden Mektuplar (Alfonse Daudet)

100. Pollyanna (Elaanor Porter)

1/7/2007

Kompozisyonda Dikkat Edilecek Kurallar

Kompozisyon Kuralları
 

1. Giriş bölümünde; konuya genel bir başlangıç yapılır,giriş bölümünü okuyan biri gelişmede nelerden bahsedebileceğimizi anlayabilmelidir,bu bölümde örnek verilmez,ayrıntılara girilmez, ancak,şunun için,bundan dolayı gibi açıklama gerektirecek ifadeler kullanılmamalıdır.Bu bölüm tek paragraftan oluşur.giriş bölümü tek cümleden oluşmamalı.

2. Gelişme bölümünde; konu açıklanmaya başlanır,örnekler verilebilir,atasözü, özdeyiş veya gözlemlerden yararlanılabilir,bu bölümde birden fazla yardımcı fikir bulunabilir.Böyle bir durumda yardımcı fikirler farklı paragraflara bölünecektir.Paragraflar arası geçiş bir bağlantı cümlesi ile sağlanmalıdır.

3. Sonuç bölümünde;konu bir yargıya bağlanmalıdır,konumuzun özü ortaya çıkmalıdır.Hiçbir şekilde bu bölümde açıklamalara girilmez.Örnek verilmez.Bu bölüm tek paragraftan oluşur;ancak tek cümleden oluşmayacaktır.

4. Çok uzun cümleler kullanılmayacaktır.

5. Anlatım bozukluklarına dikkat edilecektir.

6. Aynı kelimeler sıkça tekrar edilmeyecektir.

7."bu söz çok doğrudur, benim bu sözden anladığım şudur, bu sözde anlatılmak istenen " gibi ifadeler kesinlikle kullanılmayacaktır.

8."bir öğrenci var dersine çalışıyor,bir öğrenci var çalışmıyor" gibi örnekler verilmeyecektir.

9. Argo söyleyişler kullanılmayacaktır.

10. İmlâ kuralları-Noktalama işaretlerine dikkat edilecek.

11. Başlık yazmayı unutmamalıyız ve başlığımız da uzun olmayacak.

12. Kağıt düzenine uyulacak.

13. Yazıya önem verilecek.

14. Kompozisyonda açıkladığımız görüşlerimiz birbirine ters düşmeyecek.

15. Özgün ifadeler kullanılacak.

16. Planlı yazılacak.

17. Konu dışı yazılmayacak ,verilen konu
açıklanmaya çalışılacak.

18. Kompozisyon yazmak birikim işidir.Okuma,dinleme ve gözleme önem verilecek.Deneyimli insanlardan yararlanılacak.

Kompozisyon Kavramının Tanımı ve Çeşitleri:


Kompozisyon Kavramının Tanımı ve Çeşitleri:

TANIMI:
Farklı parçaları, uyumlu ve düzenli şekilde bir araya getirmeye Kompozisyon denir. Fransızca kökenli bir kelime olup, düzenleme anlamındadır. Kompozisyon kelimesini, genel anlamı içinde değerlendirecek olursak, yaşadığımız dünya ve evrenin kendisi de bir kompozisyondur.
Bir mimarî eser nasıl meydana gelir? Mimar ve mühendisler, binanın kâğıt üzerinde projesini hazırlar. Elektrikçi, elektrik kablolarını döşer. Duvar ustası duvarını belli ölçüler doğrultusunda örer. İşçiler harcını kararınca karar... vb. Bütün bu çalışmaların sonunda bir mimarî eser ortaya çıkar.
Farklı iş kollarında çalışan insanlar uyumlu bir tekilde bir araya gelerek eseri oluştururlar. Eğer, düzenli bir çalışma olmazsa, düzenli bir eser da ortaya çıkmaz. Konuyla ilgili daha çok örnek vermek mümkündür. İnsan hayatının kendisinde de bir kompozisyon vardır. Sabah belli saatlerde kalkılır, el ve yüz yıkanır, kahvaltı yapılır, okula ya da işe gidilir, öğle ve akşam yemekleri yenir, uyunur... vb. İnsan, günlük işlerinde bir düzenleme yapmazsa mutlu ve başarılı da olamaz. Her sanat dalında ayrı bir kompozisyon görülmektedir. Müzikte beste düzenleyenlere "Kompozitör" denilmesi de buradan kaynaklanmaktadır.
Dilde kompozisyon ise;
İnsanların duygu, düşünce ve hayallerinin, belli bir ahenk içinde yazılı ya da sözlü olarak etkili bir biçimde yansıtılmasıdır. Pek çok insan yazı yazar. Ama, kompozisyon kurallarına uygun yazı yazan pek azdır. Herkes konuşma yapar. Ama, kompozisyon kurallarına uygun konuşma yapan pek azdır. İnsan, yazı yazma ve konuşmada düzenleme yapabildiği takdirde başarılı olmayı da yakalar.

İki türlü kompozisyon vardır:
a. Yazılı Kompozisyon
b. Sözlü Kompozisyon
a. YAZILI KOMPOZİSYON
İyi ve güzel yazabilmek sabır ve titizlik ister. İnsan, iyi yazmayı çabuk yazmakla öğrenemez. Aksine, iyi yazarak, çabuk yazmayı öğrenir. Bunun için yazılı anlatımda başarılı olabilmek, yazılı kompozisyon ilkelerini bilmek ve bunları yazma çalışmaları ile geliştirmek gerekir.
İyi yazı yazmak; "İyi düşünmek, doğru duymak, uygun anlatmak, aynı zamanda düşünce, ruh ve beğeni (zevk) sahibi olmak" demektir. İyi ve başarılı yazı yazabilmek için önce, doğru düşünmek ve duymak, sonra da en iyi biçimde bunları anlatabilmek gerekir. Yani, "yazmadan önce, düşünmeyi öğrenmek" başta gelen özelliktir.
Güzel yazmak bir sanattır. Özel bir yetenek ister. Örneğin; şiir, hikâye, roman yazmak... Fakat, iyi ve doğru yazmak ise, yeteneğe bağlı değildir. Yazma zevk ve alışkanlığına sahip olan, yazma tekniğini ve dil kurallarını bilen, plân ve paragrafların oluşmasıyla ilgili gerekli deneyimi bulunan herkes, zamanla başarıya ulaşır. İyi yazmak, kolay bir iş değildir. Kişinin kendini yetiştirmesi, geliştirmesi ve düzeltmesi gerekir. (E. KANTEMİR, Yazılı ve Sözlü Anlatım, s. 114 - 116)

Yazıda, iki türlü ifade şekli vardır:
(1) Nazım: Nesirden farklı olarak, genellikle ölçülü, kafiyeli dizelerden oluşan ifade şeklidir. Nazımla oluşmuş eserlere Manzume adı verilir. Her manzume, şiir değildir.
ŞİİR: Duygu, düşünce ve hayallerin nazım yoluyla ahenkli ve etkili olarak anlatıldığı kompozisyon türüdür (edebî türdür).

Şiir yazabilmek için şu özelliklerin bulunması gerekmektedir:
(a) Şiir yazacak kişi, her şeyden önce büyük bir bilgi birikimine sahip olmalıdır. Bu bilgileri kendi arasında sınıflandıracak olursak şunlar ortaya çıkmaktadır:
(ı) İçinde yaşamış olduğu toplumun genel yapısını, geçmişini, gelenek ve göreneklerini, kutsal bildiği değerleri iyi bilmelidir. Şiirinde, bu değerlere ters düşecek ifadelerden uzak durmalıdır.
(ıı) Dil bilgisi, imlâ (yazım) kuralları ve noktalama işaretlerini hem teoride, hem de uygulamada iyi bilmelidir.
(ııı) Zengin kelime hazinesine sahip olmalıdır. Kültür dilinde bulunan kelimeleri, şiirde kullanmasa da okuyup anlayabilecek düzeyde bilmelidir. Yani, kültür dili bilincine sahip olmalıdır.
(ıv) Şiirinde kullanacağı kelimeleri seçerken; yaşayan, anlaşılan kelimeler olmasına dikkat etmelidir.
(b) Şiir yazacak kişi, üstün bir deneyime sahip olmalıdır. Bu nedenle, başka şairlerin şiirleri çok okunmalı; şiir yazma denemesi çok yapılmalıdır. Yazdıkça, daha güzel şiirlerin oluşacağı unutulmamalıdır.
(c) Şiirin üç önemli unsuru vardır: "Duygu, düşünce ve hayal". Şair, bunlardan birini ön plâna çıkarabilir.
Düşünceyi ön plâna çıkaran şairlerde, ideolojik endişeler önemlidir. (Örnek: Tevfik Fikret, Ziya Gökalp, Mehmet Âkif ERSOY, Nazım Hikmet, Necip Fazıl KISAKÜREK vb.)
Duygu ve hayali ön plâna çıkaranlarda ise estetik yapı (güzellik) önemlidir. (Örnek: Cenap Şahabettin, Ahmet Haşim vb.)
Bazen de duygu ve hayal coşkunluğu içinde düşünceyi uyumlu bir şekilde öne çıkaran şairler görülmektedir. (Örnek: Yahya Kemal BEYATLI vb.)
Şiir yazacak kişi, bu ana unsurlardan hangisine ve nasıl önem vereceğini iyi bilmelidir. Ayrıca, düşüncenin çok açık olduğu (sırıttığı) şiirlerin herkes tarafından her çağda tutulmayacağına dikkat edilmelidir.
(d) Bunların ötesinde, şiir yazmanın bir yetenek olduğu unutulma-malıdır.
NOT: Şiir örnekleri için "Metinler" başlıklı bölümü inceleyiniz.
(2) Nesir (düz yazı): Roman, hikâye, makale, fıkra, deneme, söyleşi (sohbet), görüşme (mülâkat), mektup, dilekçe, eleştiri (tenkit), anı (hatıra), biyografi, gezi yazısı, röportaj, inceleme, rapor, atasözü, vecize vb. türler bu gruba girmektedir.


b. SÖZLÜ KOMPOZİSYON
Nutuk, konferans, açık oturum, münazara, tartışma, ders anlatma vb. sözlü kompozisyon türleri, "Sözlü Anlatım" ünitesinde açıklanacaktır.
c. İYİ VE ETKİLİ YAZABİLMEK VE KONUŞABİLMEK İÇİN GEREKLİ ÖZELLİKLER
(1) Gözlem yapmak
(2) Düşünmek
(3) Okumak
(4) Ana dili iyi kullanmak
(Z. KORKMAZ - A. B. ERCİLASUN - İ. PARLATIR ve diğerleri; Türk Dili ve Kompozisyon Bilgileri, s. 183/184)
(1) Gözlem Yapmak:
İyi ve güzel bir yazı yazabilmek ve etkili konuşabilmek için her şeyden önce iyi bir gözlemci olmak gerekir.
Gözlem; bakmak değil görmek, doğanın canlı cansız bütün unsurlarını, ayrıntılarıyla görmek demektir. Gözlem; doğru görmeyi, doğru tanımayı öğretir. (E. KANTEMİR, Yazılı ve Sözlü Anlatım, s. 118)
Bir şeyi iyi anlayabilmek için onun kendi kendine ortaya çıkan türlü belirtilerini gözden geçirmek işine "Gözlem" denir. Gördüklerimizi anlamak ya da anlatmak için gözlem yapılır.
(S. SARICA - M. GÜNDÜZ, Güzel Konuşma Yazma, s. 99)
İnsanların çoğu, kendilerinin iyi birer gözlemci olduğunu söylemelerine karşın, iyi yazı yazamaz ya da etkili konuşma yapamaz. Öz eleştiri yapıldığı takdirde görülecek ki, insanlar; başta aile olmak üzere, çevre, okul ve en yakın arkadaşları hakkında ayrıntılı bilgilere sahip değildir. Oysaki, önceden derinlemesine yapılan gözlemler, çevre ve kişilerle uyumu kolaylaştıracak, iletişimi hızlandıracaktır.
Bir dilencinin sokak aralarında, dolmuş kuyruklarında dilenmesini; hele hele dilenmekten utanan yoksul insanların toplumla ilişkilerini, ruh hâllerini gözlem yapmayan bir insan, nasıl "yoksulluk" konusunda yazı yazabilir, konuşma yapabilir?
Öyleyse, hangi konuda yazı yazmak, konuşma yapmak istiyorsak; o konuyla ilgili önceden gözlemlere sahip olmalıyız. Bu düşüncelerden hareketle; siz de, ailenizi, çevrenizi, öğretmenlerinizi, arkadaşlarınızı kolay iletişim ve başarılı olmak için mutlaka gözlem yapmalısınız.

(2) Düşünmek (fikretmek = tefekkür):
İyi ve güzel yazı yazmak, etkili konuşmak için gerekli olan özelliklerden biri de "düşün-mek" tir.
Yazı yazmanın temelinde düşünme yatar. Okuduğumuz bir eser ya da parça, kafamızda birçok düşünceler yaratır. Dış dünyamızda gördüğümüz canlı ve cansız bütün unsurlar, kafamızda birtakım düşünceleri ve hayalleri canlandırır. Görülen, duyulan, okunan, incelenen somut ve soyut bütün kavramların bağlantıları, düşünce içerisine girer. Düşüncelerimizi açık, ilgi çekici, canlı bir biçimde ortaya koymalıyız. Düşünme, iç gözlem ile elde edilir. Gözlem; dışarıyı görmek, düşünme ise içimizi incelemek ve görmek demektir. (E. KANTEMİR, Yazılı ve Sözlü Anlatım, s. 130)


Doğal olarak, bütün insanlar düşünceye sahiptir. Ama, düşünceden düşünceye fark vardır. Düşünce ile plân (tasarı) arasında sağlam bir bağ kurulmalıdır. İnsan, yaşamış olduğu ortam gereği; kişi, çevre, toplum, konu, olay vb. kavram ya da faaliyetlerde sağlıklı ve plânlı düşünmek zorundadır. Düşüncelerdeki dağınıklık ve plânsızlık, insanın çevreyle ve olaylarla bağlantısını bozar, uyumunu engeller. Bu durumda ise mutsuz ve başarısız bir kişilik ortaya çıkar.
Sağlıklı düşünemeyen, düşüncelerinde plân yapamayan bir insan, nasıl iyi ve güzel yazı yazsın? Nasıl etkili konuşma yapsın? Öyleyse, bir konu ya da olay hakkında yazı yazmadan, konuşma yapmadan önce mutlaka düşünmeliyiz. Yazacağımız ya da konuşacağımız duygu ve düşüncelerimizle ilgili, ayrıca bir plân yapmalıyız.
(3) Okumak:
"Ben aydınım" diyebilen bir insan; en az günde bir gazete, haftada bir dergi, ayda bir kitap okumak zorundadır. Düzenli olarak ayda bir kitap okuyan birisi elli yılda altı yüz kitap okur. İnsanlık tarihinin başlangıcından günümüze kadar yazılmış milyonlarca kitap içinde altı yüz kitabın önemi ne kadardır?
Her çeşit kitabı düzenli aralıklarla okuyanlarla, hayatında eline hiç kitap almamışlar arasındaki fark; beyaz renkle siyah rengin arasındaki fark gibidir. Birisi bilim ve aydınlık, diğeri ise cehalet ve karanlıktır.
Her şeyden önce, okumayan insanın kelime hazinesi gelişmez. Bu durumda sınırlı sayıda kelimelerle hangi duygu ve düşünceler etkili bir şekilde anlatılsın?
Yazarlar, şairler ve sanatkârların düşüncelerini daha iyi anlayabiliyoruz. Çünkü, kelime hazineleri büyük. Çünkü, onlar okumaya önem veren, okumanın insan için bir üstünlük olduğunu kavrayan kişilerdir. Bilgili ve bilinçli aydın olabilmenin yegâne yöntemi okumak, çok okumaktır.
Doğal olarak, yazılı ve sözlü kompozisyonda başarının önemli sırlarından birinin de düzenli okumak olduğunu unutmamak gerekir.
(4) Ana Dili İyi Kullanmak:
Günümüzde, insanların çoğunun dört yüz - beş yüz kelimeyle konuşup anlaştığı bir gerçektir. Aydınların pek çoğu ise ortalama üç bin - beş bin kelimeye işleklik verebilmektedir. Bu durum, ana dilini iyi kullanmakla ilgili önemli bir toplumsal kusur olarak görülmektedir. Çünkü, toplumun yönlendirici ve yöneticisi durumundaki aydınlar, en az on beş bin - yirmi bin kelimeye işleklik kazandırmak zorundadır.
Bu gerçekler ışığında; etkili ve güzel yazı yazmak ve konuşmak için ana dili iyi bilmek gerekir. Bu ise, dil bilgisi kurallarının ve anlatım bozukluklarının bilinmesini zorunlu kılar.
Gözleme değer veren, plânlı düşünen, sağlıklı okuyan ve ana dilini iyi kullanan insan; üstün bir ifade yeteneğine sahip olur. Bu dört önemli özellik, birbirleriyle yakından ilgilidir. Birinin yokluğu, diğerlerinin yokluğuna yol açar. Bu nedenle, dört özelliğe de aynı şekilde önem verilmelidir.

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı
Add to Technorati Favorites